3 Haziran 2011 Cuma

Feo Aladağ ve Die Fremde (2010)

Bu film hakkında yazıp yazmamak hakkında gerçekten çok kararsız kaldım. Ama seyretmeyi düşünecekleri korumak adına yazmam gerektiğine karar verdim. Ertem Eğilmez'in müthiş hicvi "Arabesk"'in kendisini ciddiye alan versiyonunu düşünün, bir de bunu Almanya'da yaşayan Türk'lere uygulayın, işte size "Die Fremde". Sibel Kekili'nin başrolünde olduğu film Almanya'da ödüller de topladı. Alman toplumunun Türkler'e mal ettiği tüm değerler bu filmde en uç noktada vücuda geliyor. İspiyon vermekten çekinmeden birkaç not düşeyim ki anlatmak istediğim daha net olsun. Almanya'da büyümüş bir Türk kızı evlenip İstanbul'a gelince kocasından şiddet görür, küçük oğlunu alır Almanya'daki ailesinin yanına kaçar. Kocasına geri dönmeyi red edince, ailesi de onu reddeder, annesi vücudundaki morlukları görmesine rağmen öz kızının yüzüne bile bakmaz, kabus abisi yapmadığını bırakmaz, kızkardeşinin nişanlısı namusu lekeli bir aileden kız almamak için nişanı bozar, filmin sonunda onu en çok seven küçük erkek kardeşine onu öldürme görevi verilir, o beceremeyince büyük abi bıçaklamaya kalkar, ama o sırada yanlışlıkla kucağındaki küçük oğlunu bıçaklar. Ana tema kısaca böyle, aralara serpiştirilmiş sayısız başka klişe de mevcut. Böyle bir film düşünebiliyor musunuz? Üşenmemişler yapmışlar, Almanya'da atom parçalamaktan daha zor olan önyargı parçalamak iyicene ütopik bir hal almış olsa gerek.

Hiç yorum yok: